0 530 608 21 88
·
iletisim@mehmetunal.av.tr
·
Pazartesi - Cuma: 09:00-19:00
Hızlı İletişim

Category

Makaleler
6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen riskli yapı süreçleri, sadece binaların yenilenmesi değil, aynı zamanda mülkiyet haklarınızın yasal bir kalkan altına alınması sürecidir. Çeyrek asra yaklaşan idari yargı tecrübemizle, bu sürecin her aşamasında hak kaybına uğramamanız için yanınızdayız. 1. Riskli Yapı Nedir? Ekonomik ömrünü tamamlamış, bilimsel ve teknik verilere göre deprem veya diğer doğal afetlerde yıkılma...
Read More
Vergi dairesinden bir “Ceza İhbarnamesi” tebliğ aldığınızda, bu sadece bir borç bildirimi değil; aynı zamanda hukuki bir sürecin başlangıcıdır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) uyarınca kesilen bu cezalar karşısında pasif kalmak, hak kayıplarına yol açabilir. 1. Vergi Ceza İhbarnamesi Nedir? Vergi dairesi tarafından tespit edilen vergi ziyaı (vergi kaybı) veya usulsüzlükler neticesinde kesilen cezaların...
Read More
Ceza yargılamasında tutuklama, bir ceza değil; geçici bir güvenlik tedbiridir. Ancak bu tedbirin sınırları, kanun ve yüksek mahkeme kararlarıyla kesin bir şekilde çizilmiştir. 1. Tutuklama Kararını Kim Verir? Soruşturma Aşaması: Henüz dava açılmadan önce, savcılığın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliği karar verir. Kovuşturma Aşaması: İddianame kabul edilip dava açıldıktan sonra, yargılamayı yapan Asliye Ceza veya...
Read More
Ceza Muhakemesi Hukukumuzda tutuklama, bir ceza değil; yargılamanın selametini sağlamayı amaçlayan, ancak kişinin Anayasal hakkı olan hürriyetini doğrudan kısıtlayan en ağır koruma tedbiridir. 20 yılı aşkın mesleki tecrübemizle sabittir ki; tutuklama, maalesef uygulamada “peşin bir ceza” gibi algılanma riski taşımaktadır. Oysa CMK m.100, bu tedbirin ancak “istisnai ve son çare” olması gerektiğini açıkça emreder. 1....
Read More
Vergi hukukunda “vergiyi doğuran olay” ve “ilk iktisap” kavramları, bazen bir insanın vefat saati ile aracın tescil saati arasındaki birkaç dakikalık farkla karşı karşıya gelebilmektedir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK), 08.04.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan E. 2025/21, K. 2026/1 sayılı kararıyla, idarenin yıllardır sürdürdüğü katı tutumu aşan, mülkiyet hakkı ve hukuki belirlilik ilkesini koruyan...
Read More
Vergi hukuku, dinamizmini sadece kanun değişikliklerinden değil, aynı zamanda idarenin bu kanunları yorumlama biçiminden ve yargının bu yorumlara çektiği sınırlardan alır. 2026 yılının bu ilk çeyreğinde yayımlanan rehberler ve emsal niteliğindeki Danıştay kararları, mükellef hakları açısından stratejik önem taşımaktadır. 1. İdarenin Yorumu: GİB Tarafından Yayımlanan Yeni Rehberler Gelir İdaresi Başkanlığı, son dönemde özellikle Kurumlar Vergisi...
Read More
Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca mülkiyet hakkı, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti şeklinde tezahür edebilir. Ancak ortaklık yapısının taşınmazın ekonomik değerini düşürmesi veya paydaşlar arasında uyuşmazlıklara yol açması durumunda, mülkiyetin bireyselleştirilmesi bir zorunluluk haline gelir. Ortaklığın giderilmesi davası, bu hukuki bağı sona erdirerek mülkiyeti “aynen taksim” veya “satış” yoluyla tasfiye eden, yenilik doğurucu (inşai) bir...
Read More
Nafaka, aile hukukundan doğan ve mahkeme ilamına dayanan kamusal nitelikli bir alacak türüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, sadece basit bir borç-alacak ilişkisinin ihlali değil; Türk hukuk sisteminde hapisle tazyik gibi ağır yaptırımlara bağlanmış bir hukuki düzensizlik halidir. Nafaka borcu, diğer adi alacaklardan farklı olarak, borçlunun ödeme gücünden bağımsız şekilde “yaşamın idamesi” ilkesine dayanır. Ankara Etimesgut...
Read More
Taksirle yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 89. maddesinde düzenlenen; failin neticeyi istememesine rağmen, toplum düzeninin ve hukuk kurallarının kendisine yüklediği “dikkat ve özen yükümlülüğüne” aykırı davranması sonucu bir başkasının vücut bütünlüğüne zarar vermesidir. Kastın yokluğu, failin cezalandırılmayacağı anlamına gelmez; zira hukuk sistemi, öngörülebilir bir neticenin öngörülmemesini veya neticeye güvenilerek hareket edilmesini kusur saymaktadır. Ankara...
Read More
Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen, toplumsal etkileri ve hürriyeti bağlayıcı ceza miktarları bakımından yargı sisteminin en ağır yaptırımlara bağladığı suç tipleridir. Bu suçlarla ilgili yargılama süreçleri; teknik analizler, kriminal raporlar ve Yargıtay’ın kemikleşmiş kriterleri ışığında yürütülmelidir. Ankara Etimesgut ve çevresindeki ceza uyuşmazlıklarında, uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyalar;...
Read More
1 2